Merhaba sayın arkadaşlar,
Bu süreçle ilgili edindiğim bilgi ve tecrübeleri sizlerle paylaşmak istiyorum. Aklınıza gelebilecek hemen her yolu, her ihtimali denedim. Nezaket çerçevesinde sordum, soruşturdum; Kuzey Makedonya’ya defalarca gidip geldim, siyasetçilerle, yetkililerle birebir görüştüm.
Ulaştığım sonuçları net bir şekilde paylaşmak isterim:
AB, ABD, NATO, BM ya da başka herhangi bir uluslararası kuruma yapılan başvurular hiçbir sonuç vermez. Dünyadaki hiçbir kurum, bir ülkenin vatandaşlık gibi iç işlerine müdahale etmez.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi bu tür başvuruları incelemeye dahi almıyor.
Para, rüşvet, aracı, “tanıdık” gibi yöntemlere kesinlikle girmeyin. Bu yollar hem yasa dışıdır hem de dolandırılma riski çok yüksektir. Böyle bir yolla alınan vatandaşlık ileride iptal edilebilir. Unutmayın: Devletlerin verdikleri gibi geri alma hakları da vardır.
Torpil, araya birilerini sokma gibi yöntemler de işlemiyor. Bunların tamamı yasa dışıdır ve ciddi risk taşır.
Arkadaşlar, ilk başvuru yapan kişiden son başvuru yapan kişiye kadar herkes bekliyor.
Bizler soy bağı üzerinden başvuranlarız; bunun dışında evlilik yoluyla, yatırım yoluyla başvuranlar da var. Hepsi aynı şekilde beklemede.
Gerçek şu ki:
Beklemekten başka bir çaremiz yok.
Peki neler yapmamalıyız?
Milletvekillerine, partilere, başbakana, cumhurbaşkanına toplu e-postalar atmak çözüm getirmez. Kaç kişinin başvurduğu zaten biliniyor.
Mecliste Sayın Salih Murat Bey bu konuyu zaten dile getiriyor. Kişisel olarak bilgi almak isteyenler için en sağlıklı kaynak da kendisidir.
Bu mesele bireysel çıkışlarla ya da sosyal medya baskısıyla çözülmez.
Dernek, STK ve küçük diplomatik heyetler üzerinden yürütülür; 100–5000 kişilik kalabalıklarla değil.
Ben Makedonya’da nazik yollarla çalmadığım kapı, sormadığım kişi bırakmadım. Aldığım cevap hep aynıydı:
“Bekleyeceksiniz.”
Türkiye’deki yetkililere de yazdım. Onlardan da aldığım resmi cevap nettir:
Hiçbir ülke, başka bir ülkenin vatandaşlık işlemlerine müdahale edemez.
Bu işin çözülebileceği tek yol, mevcut hükümetler arası diplomatik süreçtir.
Eğer aramızda Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a doğrudan ulaşabilen biri varsa, konu ancak böyle bir düzeyde, uygun bir zamanda hatırlatılabilir. Bunun dışında gerçekçi bir yol yoktur.
Örnek vermek gerekirse:
5000 kişi toplanıp eylem yapılırsa ve bu Makedonya hükümeti tarafından olumsuz algılanırsa, süreç tamamen durdurulabilir.
Şunu da açıkça söylemek isterim:
Ben de bu vatandaşlığa çok ihtiyaç duyan biriyim. Hepimiz gibi.
Sonuç olarak:
Bu işin tek çözümü DİPLOMATİK YOLDUR.
Sabır, soğukkanlılık ve yanlış adımlardan kaçınmak zorundayız.
Herkese saygılarımla.