Kuzey Makedonya Vatandaşlık Başvuruları: Gerçekler ve Yanlış Algılar
2021 yılında Kuzey Makedonya’da çıkarılan vatandaşlık yasası kapsamında başvuru yapanların büyük çoğunluğu, kamuoyunda iddia edildiğinin aksine genç ve dinamik bir nüfus değil; 60 yaş ve üzeri, ikinci nesil göçmenlerdir. Bu kişiler, hayatlarının büyük bölümünü Kuzey Makedonya dışında geçirmiş, iş, sosyal güvenlik ve yerleşik düzenlerini yıllar önce başka ülkelerde kurmuş bireylerdir.
Dolayısıyla bu vatandaşlık başvurularının, Kuzey Makedonya’nın demografik yapısını değiştireceği, ülkeyi “azınlığa düşüreceği” ya da iç dengeleri bozacağı yönündeki söylemler gerçekçi değildir. Başvuru sahiplerinin önemli bir kısmı aktif çalışma çağını geride bırakmış, ülkede kalıcı ikamet, toplu yerleşim veya siyasi bir talep içerisinde olmayan insanlardır.
Bu insanlar için talep edilen vatandaşlık; bir nüfus hareketi değil, hukuki bir aidiyetin iadesidir. Ata topraklarıyla bağını koparmamış, kimliğini ve kökenini muhafaza etmiş bireylerin, geçmişte çeşitli nedenlerle ellerinden alınmış veya kaybettirilmiş bir hakkı geri istemesinden ibarettir. Bu durum, modern hukuk sistemlerinde “geçmiş mağduriyetlerin telafisi” olarak değerlendirilir.
Ayrıca bu başvuruların kabul edilmesi, Kuzey Makedonya için bir yük değil; aksine diaspora ile gönül bağlarını güçlendiren, ülkenin uluslararası itibarını artıran insani ve vicdani bir adımdır. Yaşlı nüfusun sembolik vatandaşlığı, ne ekonomik kaynakları zorlar ne de sosyal yapıyı tehdit eder.
Özetle; söz konusu vatandaşlık başvuruları bir “tehdit” değil, gecikmiş bir adalet meselesidir. Demografik korkularla değil, hukuki gerçekler ve insan hakları perspektifiyle ele alınması gereken bir konudur. Devlet ciddiyeti ve tarih bilinci de bunu gerektirir.